KARADAYI

Mahir Kara, 1970’li yıllarda Beyazıt’ta ailesiyle beraber yaşamaktadır. Babası Nazif ile ayakkabı yapıp satarak aileyi geçindirmektedirler. Fakat bir gün Nazif, işlemediği bir cinayet nedeniyle idam cezası ile karşı karşıya kalır. Mahir, babasının suçsuz olduğunu ispatlamak için uğraşırken, bir yandan da imkansız bir aşkın pençesine düşerek babasının davasına bakan hakim Feride’ye gönlünü kaptırır.

UZUN HİKAYE

1940'lı yıllarda dedesiyle birlikte Bulgaristan'dan göç ederek İstanbul Eyüp'e yerleşen Bulgaryalı Ali, Eyüp'teki bir sinemacının kızı olan Münire'ye aşık olur ve birlikte kaçarlar. Ali'nin eşitlik ve adaleti tutkulu bir şekilde sevmesi nedeniyle, Münire ve Ali oğulları Mustafa ile birlikte demiryolları boyunca, her gittikleri yerde kendilerini farklı bir macerada bulurlar.

EZEL

Ömer Uçar, bir tamirhanede çırak olarak çalışmakta ve ailesiyle birlikte mütevazi bir hayat sürdürmektedir. Ömer etrafındakilere çok çabuk inanan ve güvenen birisidir. Tamirhanedeki ağabeyi saydığı Kerpeten Ali ve çocukluktan arkadaşı olan Cengiz en yakınlarıdır. Uğruna çok şey göze aldığı Eyşan’a deli gibi aşıktır. Bu üçlü, Ömer’in hayatını hiç beklemediği şekilde değiştirir.

EJDER KAPANI

İstanbul'da, kurbanların hepsinin aftan yararlanıp çıkan sübyancılar olduğu bir cinayetler zinciri başlar. Bunun hemen öncesinde, Güneydoğu'da askerliğini yapan Ensar'ın 12 yaşındaki kız kardeşine tecavüz edilir. Sonrasında Ensar ortadan kaybolur. Cinayetler ortaya çıkınca şüpheler Ensar üzerine yoğunlaşır. Cinayet masasından müdür yardımcısı Abbas ve başkomiser 'Akrep' Celal, soruşturmayı üstlenir. Katil çok zeki ve hızlı hareket etmektedir. Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir. Bu arada Akrep Celal ile stajyer Ezo arasında bir yakınlaşma başlar.

KABADAYI

Camiasında iyi tanınan bir adam olan Ali Osman’ın kabadayılıkta ezilenleri korumaya yönelik genel bir tavrı vardır. Devran ise Ali Osman’ın tam karşısında konumlanan bir karakterdir. Onun tek amacı, piyasada kendine daha sağlam bir yer edinmek ve daha çok güçlenmektir. Tam bu sırada yıllar sonra varlığından haberdar olduğu oğlu için onun sevgilisi Karaca’yı Devran’dan koruma görevi de Ali Osman’a kalır. Bu arada, Ali Osman’ın önemli bir sağlık sorunu vardır ve bu problem nedeniyle her geçen gün biraz daha hafızasını yitirmektedir.

SON OSMANLI YANDIM ALİ

İstanbul’un işgal altında olduğu yıllarda donanmadan yeni terhis edilmiş kabadayı Yandım Ali, evli sevgilisini kaçırma planları yapmaktadır. Ancak farklı yönde planları olan Ali, bir savaşçı olarak memleketin kurtuluşunda önemli rol üstlenecektir. Yandım Ali’nin yolu, milli mücadeleye destek verirken, Gazi Mustafa Kemal Paşa ile kesişir.

ACI HAYAT

Kaynakçı Mehmet ve manikürcü Nermin birbirlerini deli gibi seven iki gençtir. Evlenmek istemelerine rağmen parasızlıktan zorluklar yaşarlar. Yoksulluk üzerlerine doğru gelmektedir. Kader, adeta bu iki sevgiliyi birbirlerinden koparmak için ağlarını örmektedir. Nermin gün geçtikçe yoksulluğun onu ittiği umutsuzluğa kapılmakta, Mehmet ise bütün uğraşlarına rağmen Nermin’i mutlu edecek bir gelecek için ikna edememektedir. Nermin, cemiyet hayatının ünlü isimlerinden Belkis Kervancıoğlu'nun evine manikür yapmak için gittiğinde oğlu Ender ile tanışır ve Ender hayatına girer. Nermin zengin ve ışıltılı bir dünyaya doğru gün geçtikçe yakınlaşmaya ve bunun bedeli olarak hayatının aşkı Mehmet’ten uzaklaşmaya başlar. Mehmet için ise, artık hayatta tek bir önemli şey vardır; intikam.

YAZI TURA

Futbolcu Şeytan Rıdvan ile İstanbullu Hayalet Cevher’in tek ortak yanı vardır; birlikte yaptıkları askerlik. Güneydoğu’da birlikte çatışmış, kader arkadaşlığı yapmışlardır. Rıdvan’ın da, Cevher’inde sivil hayat için farklı hayalleri vardır. Farklı toplumsal değerlerle büyümüş bu iki Türkiyeli insan hayatın içine dönerler dönmesine, ama artık aynı insanlar değildir onlar: Mayın tarlasında bacağını kaybetmiş olan Rıdvan, Göreme’deki futbol sahasına ancak boynu bükük çıkacaktır. İstanbul’daki karmaşaya artık sağ kulağı olmadan gelen Cevher’i ise yine büyük bir üzüntü beklemektedir. Depremde göçük altında kalan babasının acı anısı.

ALACAKARANLIK

Tahir Kemal Bozoğlu, cinayet masasının deneyimli baş komiseridir. Uzun yıllar Şanlıurfa'da görev yapan Tahir, boşandığı eşinin büyüttüğü kızının hasretine dayanamayarak İstanbul'a tayinini ister. Göreve başlar başlamaz, beraber çalıştığı Komiser Ferit Çağlayan'ı, yaptığı bir hata sebebiyle görevden uzaklaştırır. Ferit kendisine örnek olarak gördüğü biri tarafından, sevdiği işinden uzaklaştırılmayı hazmedemez ve başka dünyalara dalar. Okul yıllarından beri birlikte olduğu olduğu Melike'yi unutmuş, karşısına çıkan Songül'ün peşine düşmnüştür. Ancak Songül'ün kötü çevresi Ferit'i kötü yönde etkiler. Tahir vicdan azabıyla Ferit'i bu durumdan kurtarmaya çalışır.

DELİ YÜREK (BUMERANG CEHENNEMİ)

Yusuf Miroğlu, çevredeki şiddeti durdurmak ve terörü sonlandırmak gibi misyonlar yüklenir. korkusuz bir karakterdir. Miroğlu, eski askerlik arkadaşlarından oluşan bir ekiple teröre karşı mücadele için harekete geçer.

DELİ YÜREK

Yusuf Miroğlu, askerliğini bitirdikten sonra mahallesine geri döner ve ailesi onu sevinçle karşılar. Araba tamircisinde çalışan Yusuf'un dükkanına bir gün zengin bir ailenin kızı olan Feraye, hasarlı arabasını bırakmak için gelir. Yusuf, tamir olduktan sonra arabayı Feraye'nin evine bırakmaya gider ve karşılaştığı zenginlikten etkilenir. Mahallelerine sık uğrayan mafya ağası Kara Hamit'i yeni ve varlıklı bir hayata başlamak için bir fırsat olarak gören Yusuf, tam mafya babası ile konuşmaya gittiğinde Kara Hamit için kurulan bir pusunun ortasında kalır... Sonrasında gelişen olaylar, Yusuf’un hayatını değiştirir.

PORTRELER